Sailing is just the bottom line, like adding up the score in bridge. My real interest is in the tremendous game of life - Dennis Conner
      
Certificates & Awards
1993
British Admiral's Cup Team Practice
1997
Annapolis - Newport Race
1998
Newport Bermuda Race
2001
America's Cup Jubilee and Fastnet Race
2006
Cannes - Istanbul Double Handed Figaro
2014
St Tropez 900nm
2014
Giraglia Rolex Cup
Background

Offshore Race of Turkey around 270 miles


Annapolis - Newport Race 1997 450 miles on Wonder Tripp 44


Newport - Bermuda Race 1998 610 miles on Wonder Tripp 44


Fastnet Race 2001 605 miles on Zaraffa R&P 65


FIGARO Cannes Istanbul 2006 double handed 1,200 miles


St Tropez 900nm on SFS Volvo 70


Giraglia Race 250 miles on SFS Volvo 70

 
Orhan R. Gorbon

Yelken konusunda ben biraz şanslıydım, ben daha doğmadan 40 sene öncerahmetli büyükbabam Rebii Gorbon Moda'da yelkenle ilgileniyormuş. Bu sevgi daha sonra ailenin bütün fertlerine yayılmış, babamla amcam da gençken yelkenle ilgilenmiş, hatta sonrasında tekne tasarımı ve imalatına da geçmişler. 6-7 yaşlarında tekneye ayak basmaya başladım. Şans o ki, anne tarafım da Suadiye'de yaşadıklarından denize sevgileri vardı, hatta söylenene göre dedem Suat Alemdar, ORKE adındaki teknesi ile yarış seyrederken, beni de direğe bağlarmış. Anlattıklarına göre ben daha tam yaşıma basmadan babamlar çoktan Sürtük (Volke Boat) ve Destur (C&C 38) ile Türkiye'de yarışıyorlarmış.

Bindiğim ilk teknenin adı KIYMIK’tı. KIYMIK amcamın tasarlayıp, babamla beraber Regatek'de imal ettikleri ahşap bir Quarter Ton’du. Bu tekneden eş olarak 3 adet yapılmıştı ve harika yarışlar yapmıştık. Teknem, daha sonra biraz büyütüldü ve yine aynı şekilde amcamın tasarımı ile Half Tonner Kupa Kızı yapıldı. O günlerde Regatek Mustafa Günhan Bey'e AVARE'yi yapmıştı. Bu tekne Fransız Jean Berret tasarımıydı ve dünya şampiyonu bir tekneydi. Kupa Kızı, onun rakibiydi. Kupa Kızı Avare'ye göre biraz daha uzun ve ağırdı, sert esen poyrazlarda Sivri Ada'dan Ahırkapı'ya giderken aldığım o keyfi hiç unutamam. Hayatımın en güzel yarışları Türkiye'de Half Ton tipi teknelerledir, Kupa Kızı, Avare, Divane, Trio, Tay gibi teknelerle nefis zaman geçirdik ve çok çekişmeli yarışlar yaptık.

İlerleyen yıllarda Regatek'de Sirena yapıldı. İtalyan tasarımcı Vallicelli'nin projesine göre, kompozit teknoloji ile yapılmıştı, tekne 1988 yılında Sardunya Kupası'nda yarışmıştı. Maalesef ben ekibe giremedim ama babam beni yarışı izlemeye götürmüştü. Daha sonra sevgili aile dostumuz Töre Almat'a DOST isimli harika bir tekne yaptılar. 40 foot boyunda, ahşap ama çok hızlı gitmek üzere yapılmış bir tekne. İlk yarışımız Marmara Adası’ydı. Teknenin süratini herkes çok merak ediyordu, gerçekten de balonu basar basmaz hepimiz çok şaşırdık, tekne gittikçe gidiyordu. Sabahın ilk saatlerinde Silivri'den Kalamış'a olan seyrimizde, o zamanın iddialı tekneleri One Ton'lardan bile çok daha hızlı gidiyorduk, çok mutluyduk, gerçekten harika bir tecrübeydi.

Rus müşteriler de Regatek'e gelmeye başlamışlardı, 1991’de Yunanistan Porto Carras'da yapılacak Quarter Ton Dünya Şampiyonası için bir tekne istemişlerdi. Yine Jean Berret yapımı bir tekne yapıldı ve denizden Yunanistan'a gitmişti. Ancak teknenin ekibi yolda pervanesini düşürünce, babamlardan yeni bir pervane rica etmişlerdi. Pervaneyi birinin hemen teslim etmesi gerekiyordu, ilk otobüse atlayarak Yunanistan’a gittim. Rus ekip bu jestimden dolayı beni ekibe davet etti ve onlarla yarıştım. O zamanın en iyi yelkencileri ve tasarımları ile yarışmak olağanüstüydü.

1992 benim için bir dönüm noktasıydı. Sayın Bülent Atabay, yine bir Dubos tasarımı olan One Tonner'ı siparis etmişti. Tekne ingiltere'de yapılmış ve o zamanlarda olabilecek en iyi ekip ile Admiral's Cup'ta yarışmıştı. Daha sonra Türkiye'ye geldi ve ben de ekibe dahil olmuştum. O seneki yarışlar bir başkaydı. Regatek yapımı olan INDIGO (Coca-cola) ile yarışmıştık. Her iki tekne de yüzde yüze yakın bir performans ile yarışıyordu ama bizim tekne daha yeni olduğu için biz öndeydik. 1993’de İngiliz Admiral's Cup Takımı yarış için yine bu tekneyi kiralamak istediler, Bülent Atabay bu teklifi kabul etti ancak benim de ekipte yer almamı söyledi, böylece 1993 yazının ilk günlerinde büyük bir heyecanla Londra'ya uçtum. Londra’ya uçtuğum gün, Bülent Atabay’ın jesti ile benim için uluslararası yelken yarışçılığı başlamış oldu. Bu güzel jestinden dolayı Bülent Atabay’a ne kadar teşekkür etsem azdır.

O yazı Cowes'da, İngiliz Admiral's Cup Takımı ile antremanlarla geçirdim, istenmeyen bazı aksaklıklardan ötürü Admiral's Cup'a giremedim ama bütün yaz yarıştığım yarışlar, antremanlar ve en önemlisi de kazandığım çevre bana çok faydalı olmuştu. Ağustos başında, büyükbabam Rebii Gorbon'ın vefatından bir iki gün önce İstanbul’a dönmüştüm.

1995’de master eğitimim için Amerika'ya gittim. Hoboken'da sevgili dostum Mengü Muminoğlu’yla tuttuğumuz eve taşınır taşınmaz ilk işim bir Sailing World dergisi almak olmuştu. Dergiyi okuyup neredeyse içindeki bütün numaraları arayıp, yarışacak bir tekne aradığımı söylemiştim. Bir perşembe günü telefon çaldı, telefondaki kişi soğuk bir cumartesi sabahı saat 6.30'da Manhattan'da Christopher Street Metro İstasyonu'nda hazır olmamı söyledi. O sabah bir grup yelken sevdalısı ile buluşup, hep beraber kuzeye doğru, Mamaroneck'e gittik. Burada Troubador (J-33) ve sahibi Mort Weintraub ile tanıştım. O sabah Amerika'da yelkencilik alanında her istediğimin olacağını henüz bilmiyordum.

Troubador ile New York’daki bütün yarışlara katıldık. Mort Weintraub bana hem babalık hem abilik yaptı. Bu arada yeni bir tekne de aldı, Schumacher 37.Gerçekten hayatım çok renkliydi. Her hafta sonu, erken saatlerde koşa koşa yarışlara gidiyordum. Bu daha başlangıçtı, daha sonraları Newport, Miami, Key West gibi Amerika’nın doğu yakasındaki yarışlara da gittik. Mort çok sevilen bir tekne sahibiydi ve teknemize Tomac, Dave Hirsch, Stu Wilson, Peter Decker, gibi Amerika’nın en iyi yelkencileri geliyorlardı. Sonra Wonder teknesinde yarışan Tom Burnham ile tanıştım, Tom ve ekibi beni başüstücü olarak Tripp 44 tasarımı bir tekneye çağırdılar. Kusursuz bir ekipte kusursuz başüstü yapıyordum, her şey harikaydı, bir sonraki güzellik ise yelken kariyerimin ilk açık deniz yarışı için Annapolis’e gitmemdi.

Rota : Annapolis – Newport’du. Yaklaşık dört günde tamamladığımız yarışla bir ilkle tanışmıştım; Atlantik Okyanusu. Tekne sahibi Steve Van Dyck, Intrepid ile 1974 Amerika Kupası’nı kazanan ekibin teknisyeniydi ve Wonder’ı çok iyi ve disiplinli bir şekilde kullanıyordu. Açık deniz yarışçılığına başlamak için çok doğru bir tekneydi. Bir sonraki sene belki de dünyanın en güzel yarışı olan Newport - Bermuda yarışı vardı, ben bu yarışa da katılarak bir güzellik daha yaşamıştım.

Wonder’la huzur içinde Atlantik’te yarışırken bir yandan da Gulfstream’i yelkenle geçtik. Gerçek bir doğa mucizesi - bunu yaşadığım için çok şanslıyım sahiden. Bu yarışta çok başarılıydık, genel klasmanda dördüncü olduk. İlk denememde Bermuda Yarışını kazanmaya yaklaşmak çok olağanüstüydü. Wonder’la gerçekten de adı gibi harikalar yaşanıyordu. Bermuda’da Steve Van Dyck’ın Kayınpederi Shorty Trimingham’ın evinde kaldım. Mr. Trimingham Bermuda’nın en renkli kişilerden biriydi, onun gibi renkli biriyle tanışmak, onun tarafından ağırlanmak gerçekten de harika bir tecrübeydi.

Bu sırada Mort ile yarışmaya devam ediyordum, sezon hazırlıklarını görüşmek üzere ekibe bir öğlen yemeği tertip edilmişti. Hepimize ceket ve kravatlarımızla beraber New York Yacht Club’da (44th Street) bulunmamız söylenmişti. New York Yacht Club adını ilk kez duyuyordum. Yelken dünyasının en önemli kurumunun kapısından içeri girmek, o havayı solumak, yelkenle denizle iç içe olmuş yelken sevdalıları ile tanışmak gerçekten de heyecan vericiydi. Model Room’u, kütüphaneyi, kupaları, her şeyi detaylı inceledikten sonra Mort’a teşekkür ettim. Bir kaç ay sonra Mort, bu harika kulübe beni de üye yaptı. 25 yaşındaydım, dünyanın en önemli kulüplerinden birine üyeydim ve bu keyfi hayatım boyunca taşıyacaktım. İşte bu nedenle Mort’a teşekkürlerim hep yetersiz kalacak.

Bugünlerde Amerika’da farklı teknelerle birçok yarışa giriyordum, artık bu camianın sevilen bir üyesi olmuştum. Her şey harikaydı. 2001’de bütün yelken dünyasının heyecanla beklediği America’s Cup Jubilee (Amerika Kupası’nın 150. Yılı şerefine düzenlenen etkinlikler) ve Fastnet Yarışı vardı. Steve Van Dyck’ın katkıları ile Zaraffa R&P 65 üzerine kendime yer bulmuştum. Önce Cowes’da bütün America’s Cup tekneleri ile beraber yarıştık daha sonra da meşhur Fastne Yarışı’na girdik. 1993 yılında kaçırdığım bu fırsatı yeniden yakalamıştım. Bu yarış çok önemliydi, çünkü Zaraffa’nın sahibi, NYYC Üyesi ve New York’un en meşhur doktorlarından Skip Sheldon’tı. Skip Shelton, Fastnet Yarışı’nı bir defa kazanmış ancak yarışın başındaki bir olaydan ötürü İngiliz hakemlerce yarış dışı bırakılmıştı. Diskalifiye edilmesine hala kızgındı ve muhakkak kazanmak için gelmişti. Gerçekten de harika bir yarış çıkararak dört günlük yarışın çoğunu önde götürmüştük, yarışı bitirdiğimizde ve hatta o akşama kadar halen düzeltilmiş zamanda birinci durumdaydık fakat açık deniz yarışlarının tecrübeli ismi Hollandalı Mr. Vroom teknesi Tonerre ile bizi geçerek, genel sıralamada ikinci olduk. Belki ekibe katkım çok az oldu ama bu harika yarışın, bu mükemmel derecenin ve bu güzel denizcilik hikâyesinin bir parçası olmaktan hala büyük gurur duyuyorum.

İstanbul’a döndükten sonra bazı ufak yarışlar derken, 2006 senesinde Fransa - İstanbul arası bir FIGARO yarışı yapılacağını duydum. Bu yarış Cannes’dan başlayacak hiç durmadan İstanbul’a kadar devam edecekti, toplamda yaklaşık 1,200 mil. FIGARO sınıfı tekneler Fransa’da özel olarak yapılan ve sadece bir ya da iki kişinin yarıştığı çok zor ve kaliteli bir sınıftı. Yarışın bendeki heyecanı çoktan başlamıştı, hemen FIGARO tipi bir teknesi olan bir Fransız yelkenci buldum - Rodolphe Jacques. Sıra bütçeyi bulmaya gelmişti, sponsor bulmak biraz zor olacaktı. Spora her zaman önem veren e sporcuyu destekleyen Sabah Gazetesi bize sponsor olmayı kabul etmişti. Her şey hazırlandı ve yarış başladı. Çok zorlu bir yarıştı - 1,200 mil, sadece 2 kişi. Başlarda çok zorlandım iki kere durdu.k Bir keresinde Korsika - Sicilya arasında rüzgarsızlıktan, bir kere de Andros Adası’nda çok şiddetli rüzgardan. Ancak bu yarışta harika bir derece yaptık ve 23 tekne arasında 9’uncu olduk. İlk defa katıldığım FIGARO sınıfında da sınıfı geçmiştim. İstanbul’da Sevgili Rıfat Edin’in organizasyonu ile yapılan 12 foot dinghy yarışlarına katıldım, ufak tek kişilik olan bu müthiş (klasik) teknelerle yarışmak büyük keyif aldım, önce Haliç’de yapılan yarışlarda birinci olarak Türkiye Şampiyonluğu kazandım, daha sonra da Venedik’deki Dünya Şampiyonası’na katıldım. 2014 yılında, FIGARO sınıfından tanıdığım, dünyanın en yetenekli yelkencilerinden Lionel Pean, yeni oluşturduğu ekibine beni de davet etti. Bu yeni ekip, Volvo Ocean Race yarışına katılmış olan Abu Dhabi VOR 70 tipi tekne ile yarışıyordu, yen sponsoru da SFS. Bu tekneyle St Tropez 900nm’e katıldım, mart ayında yapılan ve oldukça uzun olan bu yarış ile St Tropez - Korsika - Sardinya - Ponza - St Tropez rotasını yaptık. Yine bu zorlu yarışta bir ilk daha yaşadım, canting keel bir tekne kullandım, yaşadığım deneyim harikaydı. Daha sonra yine bu tekne ile Giraglia Rolex Cup’a katıldık. Önce San Remo’dan St Tropez’ye yapılan 80 millik yarış, daha sonra St Tropez’deki şamandıra yarışlarını yaptık, daha sonra da meşhur Giraglia Yarışı. Giraglia Yarışı, St Tropez’den başlayarak, Korsika Adası’nın kuzeyindeki Giraglia Kayası’nı iskelede bırakarak, Genoa’da son buluyordu. Ancak bu seneye özel olarak Monaco Yacht Club’In yeni binasının açılışı sebebiyle yarış Monaco’da sona eriyordu. Yarışın ne kadar harika olduğunu, yarış sonrasında Monaco’da geçirdiğim zamanın güzelliği benim için hayatın en önemli şeylerinden biri.

Yelken, deniz ve yarış sevdam Marmaris Yarış Haftası ve Arkas BAYK Kupası’nda sınıflarımızda birinci olduğum MAT 1010 tipi Mark Mills tasarımı olan Matrix’le devam ediyor. Figaro yarışı sonrası short handed sailing denilen bir ya da iki kişilik yarışlara ilgim arttığından ileri de daha da büyük yarışlar yapmayı hedefliyorum.

Yelken bir sevgi, deniz bir hayat biçimi benim için.

Sign up to our newsletter to receive all news from Orhan Gorbon Sailing website.